Yazdır
Kategori: İnce Hikayeler
Gösterim: 19474

199- İman...

Mesnevide buyuruldu:

Bâyezîd-i Bestâmî (k.s.) hazretlerinin zamanında bir kâfiri, mesûd bir Müslüman çağırdı ve ona:

-"Müslüman nuru ile nurlansan da, necat ehli olup sürür ve cennet ehli olsan!" dedi. Kâfir kişi:

-"Eğer bu iman, âlemin şeyhi Bayezid-i Bestâmî'nin imanı gibi bir iman ise, benim öyle bir imana güç ve tâkâtım yoktur. Onun gayret ve himmeti benim tahammülümden çok fazladır.

Gerçi din, iman ve akâidten uzağım ama, onun imanına iman ettim... Gerçi ağzım muhkem bir şekilde kilitli (şehâdet kelimesini getiremiyorsam da) onun imanına imanım tamdır.

Yok eğer sizlerin imanı, iman ise (sizin imanınız gibi) bir imana arzum ve meylim yoktur.

Kimde imana karşı bir meyil zuhur etse (herhangi bir kâfir Müslüman olmak istese) sizi görünce ona bir gevşeklik gelir. (Müslüman olmaktan vazgeçer...)

(Neden diye sordular. Kâfir dedi:)

-"Zira sizin imanınızın adı kalmış, manâsı yok olmuştur. Çöle, kurtuluş yeri demek gibi olur bu! Sizin imanınızı görenin iman aşkı da söner!"90 (2/303)

 

 

-------------------

 

90 Mesnevî-yi Şerif: Defter: S. s. 136-137.