Anlatılır ki: Civânmerd'in biri gencine (işçisine);
-"Cömertlik, kişinin tanıdığı bir kişiye (küçük bir) sadaka vermek değildir. Cömertlik, ihtiyaç sahibine en az yüz dinar vermektir. Sen yüz dinar al, çarşıya git. Gördüğün dervişe bu altınları ver!" dedi.
Adam yüz dinarı alıp pazara gitti. Pazarda bir dervişin berberde başını tıraş etmekte olduğunu gördü. Altınlara onu verdi. Derviş onları kabul etmedi ve dedi ki:
-"Ben niyet ettim, bana verilen her şeyi sahibine geri vermeyi kendi kendime söz verdim," dedi. Adam o yüz dinarı berbere uzattı ve ona:
-"Al!" dedi. Berber:
-"Ben bu dervişin başını Allah rızâsı için tıraş etmeye niyet ettim! Senden para alamam!"dedi. Adam:
-"Burada yüz altın var!" dedi. Berber:
-"Ben Allah'ın bana vereceği ecir ve sevabı yüz altın ile satmam (değiştirmem!" dedi. Hiç kimse o paraları ondan almadı. Genç adam mecburen paralar ile eve geri döndü...
"Enîsu'l-Vahde ve Celîsu'l-Halve"® isimli kitabda da böyledir.
