İslamiyetin onlarca sapık fırkaya ayrıldığı yılları yaşıyoruz.Bazı aydın kimseler asırlardır, ecdadımızın,ulemanın takip ettiği istikametten değil de edille-i şeriyyeyi kendi anladıklarına gore tatbik ederek islamiyeti yaşadıklarını zan ediyorlar.

  Özellikle günümüzde çok dikkatimizi çeken bir ayrıntı. Hocalar, hacılar, talebeler, mevlüt okutma vb. neticesinde böyle bir soru zihinlerde yer ediniyor. Peki ulema bu hususta ne diyor?

Hayret ve dehşetle okuyacağınız aşağıdaki hadise, Sovyetlerin dağılmasından sonra Rusya’ya giden ve şu anda Nijninograt şehrinde ticarethane işleten bir arkadaşımın ağzından.

 Öncelikle diyalog kelimesini irdelemek lazım.Diyaloğa evet ya da hayır demek, hristiyan, yahudi ve diğer ehli bilahidayet ile olan münasebetlerimizdeki ahvalimizin muayyenliği hususunda bize tam ışık tutmamaktadır. Çünkü diyalog kelimesi hem şu anda bir çok kitlenin tartıştığı bir kavram anlamına gelmekte hem de asırlardır Müslümanların ğayrı müslimlerle münasebetleri esnasında hali olmadıkları bir birlikteliğe isim olarak verilmektedir.

  İcma, lügat itibariyle “azim” ve “ittifak” manalarına gelir. Istılahta ise, “Ümme-i Muhammed’in müçtehitlerinin şer’î bir hüküm üzerine ittifak etmeleridir”.

   
© incemeseleler.com