Evlat Yetiştirmek

Yayınlanma İzdivaç ve Mahremiyetleri

Evlad, nikahın temel taşıdır. Nikah müessesesi onun ıçın kurulmuştur. Nikahdan gaye, neslin devam etmesi ye alemin, insan denilen cinsden mahrum kalmamasıdır. Şehvet insan­ları nikaha sürekleyici ve teşvik edici olarak yaratılmıştır. Bu şekilde yaratılmak, erkek ve dişi için Allah'ın bir lutfudur. Bu lutuf onları cinsı birleşme sayesinde evlad elde etmeye sevkeder.

Evlad edinmekte birçok yönden Allah'a yakınlaşmak vardır.

İnsanoğlu şehvetten doğacak felaketlerden emin bulunduğu zaman, Allah'a daha yakın olur. O kadar ki eski büyüklerimiz­den hiç kimse bekar olarak Allah'ın huzuruna varmayı iste­mezdi.

Allahu Teala hazretleri çiftleri yarattı. Tenasül aletleri ile yumurtaları da yarattı. Belde meniyi yaratıp o meni için yumurtalıklarla damarlar ve akış yollarını hazırlamıştır. Ona rahmi meni için merkez olarak yaratmıştır. Şehvet isteğini erkek ve dişiye musallat kılmıştır.

İşte bütün bu fiiller ve aletler, yaratıcının maksadını ortaya koymaktadır. Akıllıların kulaklarının zarını patlatırcasına varlıklarının sebebini haykırmaktadır. Ve anlaşılmaktadır ki, insanlardaki şehvet hissi neslin devamı içindir.

Eğer yüce yaratıcı, Resulünün lisanıyla insanların ya­ratılışından maksad ve muradını açıkça belirtmeseydi dahi du­rum bu merkezde olurdu. Kaldı ki bu emri açıkça peygamberi­nin lisanıyla belirterek bu sırrı açığa vurmuştur:

''Evleniniz, üreyiniz." O halde evlenmekten (gücü yettiği halde) kaçan bir kimse, tarlayı sürmekten yüz çevirmiş, tohu­munu boşa harcamış demektir. Allah'ın yarattığı ve çalışır hale soktuğu aletleri bırakmış, yaratılışın gayesine aykırı hareket etmiş ilahi bir hatla yazılmış olan hikmetine karşı bir cinayet işlemiş olur.

Cenab-ı Hak, nefislerin devamını istediği içindir ki yoksul­lara yedirmeyi emir buyurmuş, insanları o yöne teşvik etmiş ve o yolda sarfedileni ödünç diye tabir etmiştir:

"Kimdir, Allah'a güzel bir ödünç veren?"

(Bakara: 245)

Evlenmemek, Allah tarafından devam ettirilen neslin ke­silmesidir. O halde. nikahtan çekinen bir kimse, Adem Aleyhisselam'dan kendisine kadar devam eden neslin kökünü kesmiş ve zürriyetsiz olarak ölmüştür.

Eğer evlenmeye zorlayan, sadece şehvet olsaydı, elbette ki veba hastalığından yatakta bulunan Muaz bin Cebel (ra.):

"Allah'ın huzuruna bekar gitmek istemiyorum, bunun için beni evlendirin," demezdi.

. 

. 

Ali Eren - İzdivaç ve Mahremiyetleri 

Bu eser incemeseleler.com ile internete müsadeli olarak kazandırılmıştır.

Eseri başka sitelerde yayımlamak yasaktır !