Kadınlar da Gözlerini Korumalıdırlar

Yayınlanma İzdivaç ve Mahremiyetleri

 

Haram ve günah olan bakış sadece erkeklerden kadınlara olan bakış değildir. Kadınların da erkeklere bakmaları yasak ve haramdır. Hatta bu bakış karşılıklı olmasa da yasaktır. Nasıl bir erkek kendisine bakmayan bir kadına baksa, bu tek taraflı bakış günah ve yasak oluyorsa, kadınların da kendilerine bak­mayan, hatta görmeyen bir erkeğe bakmaları dinen yasaktır.

Şu hadis-i şerif bu hususu gayet güzel izah buyurmaktadır: (Müminlerin annesi) Ümmü Seleme (r.a.) dan rivayet olunmuştur: Ümmü Seleme ve Meymüne (r.a.) Resülüllah (s.a.v.) in huzurunda bulunduğu sırada Abdullah bin Ümmi Mektüm geldi. Resül-i Ekrem'in huzuruna girdi. Resülüllah (s.a.v.):

- "Ondan örtününüz" buyurdu. Ben.

- "Ey Allah'ın Resulü, '0 kör değil mi? (nasıl olsa) bizi göremez (ve tanıyamaz)" dedim. Resül-i Ekrem:

- "Siz de mi amasınız, siz onu görmüyor musu­nuz?" buyurdu."

(Mişkat s. 269).

Peygamber (s.a.v.) Efendimizin zevceleri, ümmetlerinin an­nesi durumundadır. Bu husus, Kur'an-ı Kerim ayeti ile (29) sa­bittir. Buna rağmen ana mevkiinde bulunan Resül-i Ekrem'in zevceleri örtünmekle mükellef tutulmuşlardır.

Peygamber (s.a.v.) Efendimizin hanımları, diğer kadınlardan üstün ve farklı bulunmaktadır. Bu sebeple onlara getirilen mükellefiyetler, diğer İslam hanımlarından daha ağırdır.

Resülüllah Efendimizin zevcelerinin başından örtü eksik olmazdı. Ashabtan biri geldiği zaman örtünün uçlarını toplayıp yüzlerini kaparlardı. Gelenin iki gözü görmez bir adam olması itibariyle örtünme yoluna gitmemişler ve öğrenme maksadı ile onun "Kör" olup olmadığını sormuşlardı. Akıllara ve akıllılara ezelden ebede olan meselelerde ışık tutan Efendimiz, "Sizler de mi amasınız, siz onu görmüyor musunuz?" buyurarak, kadının, karşısındaki erkeğe bakmasının doğru olmayacağını açıklamış oldular.

Tabiinden İshak (r.a.) mü'minlerin annesi Hz. Aişe (r.a.)nın ziyaretine gelir ve huzura kabul olunurdu. Aişe (r.a.) validemiz, onu huzuruna almazdan önce kendini çeker çevirir, gözü gören bir erkekten tesettür edercesine kapanırdı. Bu durumu hisseden İshak, bir gelişinde "Ben . amâ olduğum halde benden de tesettür ediyorsunuz, halbuki ben sizi göremiyorum" demişti. Hz. Aişe, "Evet, siz beni görmüyorsunuz, fakat ben sizi görüyorum" cevabını vermişti.(30)

Müslüman kadınlar, kendisine örnek olarak saadet asrı kadınlarını almalı ve daha takvaca hareket etmek isterse, örneği Peygamber efendimizin zevcelerinden ve kızlarından seçmelidir. Onlar, her türlü kirden ve bulanık davranışlardan uzaktırlar. Onları rehber edinen müslüman bir hanım, önder­leriyle birlikte cennete girip onlarla komşu olma şerefine erişir.

Nefsinin isteklerine tabi olup Avrupalıları örnek seçen kadın, çok tehlikeli bir yol seçmiş olur. Zira Avrupalının ör­tünme diye bir meselesi yoktur. O, nasıl yaparsam erkeklerin dikkatini daha çok üzerime çekerim, düşüncesiyle hareket etmektedir. Kargadan yoldaş seçenin burnu kirli şeylerden arınmaz, ata sözünün doğruluğu münakaşa kabul etmeyecek kadar açıktır.

Avrupa kadınında gerek giyiniş, gerekse soyunma nokta­larında aile kadını ile umumhane sermayesi kadın arasında bir fark ve ikisini ayırt etmeye elverişli bir ölçü yoktur.

Onların peşinden gidenler de elbette onlardan farksız ola­caklardır.

 

29) Ahzab Süresi, ayet: 33

30) Asrı Saadet c. 5, s. 75

.

.

Ali Eren - İzdivaç ve Mahremiyetleri

Bu eser incemeseleler.com ile internete müsadeli olarak kazandırılmıştır.

Eseri başka sitelerde yayımlamak yasaktır !