






| Mağfirati İlahi - Şefaati Rasül [140-156. Beytler] |
|
|
|
| İnce Kitaplar - Kasidei Bürde Dersleri | |||
|
بسم الله الرحمن الرحيم {١٤٠} خَدَمْتُهُ بِمَدِيحٍ اَسْتَقِيلُ بِهِ ذُنُوبَ عُمْرٍ مَضَى فِي الشِّعْرِ وَالخَـدَمِ Ben Rasulü zişana hizmet eyledim خَدَمْتُهُ *** Ben Rasulullah ve Ashabını medh eden kasideyi yazmak ile Rasulü zişana hizmet eyledim. Ben bu kaside ile insanlara hizmetlerde ve şiir yazmakta geçen bir ömrün günahlarının affını diliyorum.
{١٤١} إذْ قَلَّدَانِيَِ مَا تُخْشيَ عَوَاقِبُــهُ كَأنَّنِيِ بِهِمَا هَدْيٌ مِنَ النَّعَـــمِ Niçin Allah'tan affımı istiyorum? *** Bu iki hal insanlara hizmet ve şiir benim boynuma akibeti encamı nihayeti korkulan şeyleri taktıkları için Allah'tan affımı istiyorum. Sanki ben bu iki şey yüzünden kurbanlıklardan kurbanlık gibiyim.
{١٤٢} أَطَعْتُ غَيَّ الصِّبَا فِي الْحَالَتَيْنِ وَمَا حَصََّلْتُ إلاَّ عَلَى اْلآثََامِ وَالنَّـــدَمِ Ben itaat ettim, boyun eğdim أَطَعْتُ *** Ben şu iki halde şiir ve hizmette çocuğun adanmasına itaat ettim, boyun eğdim. Ancak günahlar ve pişmanlıktan başka şeyde sabit olamadım,tahsil edemedim,kazanamadım.
{١٤٣} فَيَاخَسَارَةَ نَفْسٍ فِي تِجَارَتِهـَــا لَمْ تَشْتَرِ الدِّينَ بِِالدُّنْيَا وَلَمْ تَسُــمِ Böyle olunca ey nefsimin hüsranı فَيَاخَسَارَةَ نَفْسٍ *** Böyle olunca ticaret vaktinde yani ticaretin mümkün olduğu mekanda dünyada manevi sahada ey nefsimin hüsranı gel gel gelme zamanıdır. Çünkü benim nefsim dünyaya mukabil ahireti satın almadı yani dünyadan vaz geçip ahireti almadı böyle biremride talepde ve teşebbüsde bulunmadı.
{١٤٤} وَمَنْ يَبِعْ آجِلاً مِنْهُ بِعَاجِلِــــهِ يَبِِنْ لَهُ الْغَبْنُ فيِ بَيْعٍٍ وَفِيِ سَـلَمٍِ Her kim satarsa وَمَنْ يَبِعْ *** Her kim acil olan dünyaya mukabil geciktirilmiş olan ahireti, ebedi hayatı yani ahiretten vaz geçip dünyayı alırsa yakında o kimse için alış verişte ve peşin para ile veresiye mal almakda aldanış zuhur eder yani çok fena aldandığı açığa çıkar.
{١٤٥} إنْ آتِ ذَنْباً فَمَا عَهْدِي بِِمُنْتَقِضٍ مِنَ النَّبِيِّ وَلا َحَبْلِيِ بِمُنْصَـــرِمٍِ Eğer ben getirirsem,işlemişsem إنْ آتِ *** Eğer ben günahı getirirsem işlemişsem benim Nebi Aleyhisselam'a olan sözüm bozulmuş değildir, benim bağlı olduğum ipim kesilmiş, kopmuş değildir.
{١٤٦} فَإِنَّ ليِ ذِمَّةًً مِنْهُ بِتَسْــــمِيَتِي مُحَمَّداً وَهْوَ أوْفَى الْخَلْقِِ بالذِّمَـمِ Niçin ahdim bozulmuş değildir? *** Zira muhakkak benim için o Fahri Alemden bir eman vardır. Sebebi benim Muhammed olarak isimlendirmemdir. Muhammed Aleyhisselam zimmetlere emanlara mahlukatın en vefakarıdır.
{١٤٧} إنْ لَمْ تَكُنْ فِيِ مَعَادِي آخِذاً بِيَدِى فَضْلاً وَإلاَّ فَقُلْ يَا زَلَّةَََ الْقـَـــدَمِ Eğer o Muhammed Aleyhisselam olmazsa إنْ لَمْ تَكُنْ *** Eğer o Muhammed Aleyhisselam benim ahiretimde yani ahiretin başlangıcı olan ölüm anında lutf ederek ihsanda bulunmazsa benim elimden tutucu olmazsa yani şefaat etmezse sen söyle,ey ayağı kaymış biçare ,vay senini haline. {١٤٨} حَاشَاهُ أنْ
يُحْرِمَ الرَّاجِي مَكارِمَـهُ Rasulullah münezzehdir, çok حَاشَاهُ *** Rasulullah, O Rasulullah'ın ikramlarını lütuflarını ümid eden kimseyi mahrum bırakmakdan münezzehdir. Rasulullahtan komşusu yani (eman dileyen şefeat dileyen kimsenin) eli boş olarak dönmesinden münezzehtir.
{١٤٩} وَمُنْذُ ألْزَمْتُ أفْكَارِي مَدَائِحـَـهُ وَجَدْتُهُ لِخَلاَصِي خَيْرَ مُلتَــــزَمٍ İlzam ettiğim sarf ettiğim zamandan beri وَمُنْذُ ألْزَمْتُ *** Ben fikirlerimi o Nebi zişanın medihlerine ilzam ettiğim sarf ettiğim zamandan beri o Nebi zişanı dünyevi ve uhrevi sıkıntılardan kurtulmak için en hayırlı himaye edici en hayırlı kefil buldum.
{١٥٠} وَلَنْ يَفُوتَ الْغِنَى مِنْهُ يَداً تَرِبَـتْ إنَّ الْحََيَا يُنْبِتُ اْلأزْهَارَ فِي اْلأكَمِ Kesinlikle terk etmez وَلَنْ يَفُوتَ *** Rasulullahdan olan ğina yani şefaat muhtaç olan fakir olan bir eli yani bir şahsı kesinlikle terk etmez.Muhakkak yağmur yani rahmeti ilahi dağ başında yani hiç su olmayan,çorak olan dağ başında envai çeşit çiçekleri bitirir. {١٥١} وَلَمْ أُرِدْ زَهْرَةَ الدُّنْيَا الَّتِي اقْتَطَفَتْ يَدَا زُهَيْرٍ بِمَا أثْنَى عَلَى هَـــرَمٍِ Ben talep etmedim, ümid etmedim وَلَمْ أُرِدْ Dünyanın zinetini süsünü زَهْرَةَ الدُّنْيَا ***
Ne topladı? Züheyr isimli meşhur şairin elleri يَدَا زُهَيْرٍ Ne sebebi ile? Medhü sena etmesi sebebi ile بِمَا أثْنَى Medhü sena etmesi sebebi ile züheyr isimli meşhur şaiirin ellerinin herem bin hayyana veya herem bin sinana karşı topladığı dünyanın zinetini süsünü ben talep etmedim, ümid etmedim. (Yani ben kasideyi Allah rızası için yazdım.)
{١٥٢} يَا أكْرَمَ الْخَلْقِِ مَا لِيِ مَنْ ألَُوْذَُ بِِـهِ سِوَاكَ عِنْدَ حُلُولِ الْحَادِثِ الْعَـمِمِ Ey mahlukatın en şereflisi olan يَا أكْرَمَ الْخَلْقِِ *** Ey mahlukatın en şereflisi olan Allah'ın Rasülü,benim için herkesin başına gelecek ölüm ve kıyamet anında senden başka kendisine sığınacağım iltica edeceğim kimsem yoktur. Yetiş Ya Rasulallah şefaatinden mahrum etme.
{١٥٣} ولَنْ يَضِيقَ رسُولَ اللهِ جَاهُكَ بـِـي إِذِ الْكَرِيمُ تَجَلَّى بِاِسْمِ مُنْتَقـِــمٍ Elbette daralmaz,küçülmez ولَنْ
يَضِيقَ *** Ya Rasulallah, kerim olan Hz. Allah muntakım ismi ile tecelli ettiği zaman bana şefaat etmekle senin makamın rutben elbette daralmaz,küçülmez.
{١٥٤} فَإنَّ مِنْ جُودِكَ الدُّنْيَا وَضَرَّتَهـَـا وَمِنْ عُلُومِكَ عِلْمَ اللَّوْحِِ وَالْقَلـَــمِ Niçin daralmaz? *** Zira Ya Rasulallah,Dünya ve onun tarlası yani ahiret muhakkak senin cömertliğinden, levhi mahfuz ve kalem aleminin ilmi senin ilminin cümlesindendir.
{١٥٥} يَا نَفْسُ لاَ تَقْنَطِي مِنْ زَلَّةٍ عَظُمَــتْ إنَّ الْكَبَائِرَ فيِ الْغُفْرَانِ كَاللَّــمَمِ Ey nefis يَا نَفْسُ *** Ey nefis, sen büyük olan günahdan dolayı ümidini kesme. Çünkü muhakkak büyük günahlar mafiret olunmakda küçük günahlar gibidir.
{١٥٦} لَعَلَّ رَحْمَةََ رَبيِّ حِينَ يَقْسِــــمُهَا تَأْ تيِ عَلىَ حَسَبِ الْعِصْياَنِ فيِ الْقِسَمِ Umulur ki benim Rabbimin rahmeti لَعَلَّ رَحْمَةََ رَبيِّ *** Umulur ki benim Rabbimin rahmeti onu taksim ettiği zaman taksimlerde günahların mikdarı üzerine gelecektir.
|