Peygamberimizin ehli beytine al ve evladına hürmet ve muhabbet vazifemiz:

Yayınlanma Nezih İtikadlar

Resuli Ekrem (Sallâllâhü aleyhi vesellem) Efendimizin ehli beytine, Âl ve evlâdına candan hürmet ve muhabbet et¬mek, onları her veçhile tebcil ve tevkıre çalışmak, onların ulviyetini, nezahatmı bilip itirafta bulunmak,., bütün müslümanlar için bir vazifedir. Bizim selâmet ve saadetimiz onlara ittiba' ile kaimdir. Nitekim bir hadisi şerif de:انمامثل اهل بيتي كمثل سفينة نوح من ركبهانجا)    buyurulmuştur.[ Deylemi.]

Evet... Ehli beyti nübüvvetin meseli, Nuh Aleyhisselâmın sefinesi gibidir. Bu sefineye rakip olan tufandan necat bulduğu gibi Ehli beyte tabi' olan da hüsrandan halas olur. Haktaalâ, cümlemize kemaliyle mütabaat nasip buyursun.قل لا اسءلكم عليه اجراً الا المودة في القربي Âyeti celilesi de Resuli Ekreme ve onun kariblerine hürmet ve meveddetin lüzumunu müş'ır bulunmaktadır.Bir çok müfessirler ve bilhassa İbni Abbas hazretleri bu nazmi celildeki Kurbanın umumiyetle re’yinde bulunmuşlardır.
Bir çok müfessirler ve bilhassa îbni Abbas hazretleri, bu nazmi celildeki Kurbanın umumiyeti re'yinde bulunmuşlardır.

îbni Cübeyr, «Kurba» yi yalnız «Ali Muhammed» diye tefsir etmişti. Buna muttali' olan İbni Abbas hazretleri: Ya Cübeyir!.. Tefsirde ta'cil etmişsin, Kureyş, arasında hiç bir batin yoktur ki Resullahın onunla uzak yakın bir karabeti bulunma¬sın diye itirazda bulunmuştur [Buhari ve Savaiki muhrika s.103].

Binaenaleyh bu âyeti Kerime şu mealdedir: «Resulüm! de ki: Bu risalet ve tebşir vazifesi mukabilinde sizden bir ücret istemiyeceğim, ancak karabet hususunda meveddetin cereyanını isterim, bu meveddet, bu sevgi karabet hususunda iki ca-nibden lâzımdır. Ben size nasihat vermekten, sizin hayrınızı dilemekten, size sevgi göstermekten geri durmıyorum, artık sizin üzerinize vacip olan şudur ki: Bana mütabaata, nusrete efradı-ümmetimden ezayı defa çahşasınız   [Sifaişerif şerhi aliyyülkari. s. 19.].      

* Minhacüssünnede de deniliyor ki: «Bu âyeti kerimenin yalnız Hazreti Ali ile Hazreti Fatıma ve muhterem mahdumları hakkında nazil olduğu iddiası doğru değildir. Çünkü bu âyeti celîle, «Şûra» sûresindedir. Bu sûre ise mekkîdir, İmam Alinin Fatunatüzzehra ile evlenmesinden ve Hazreti Hasan ile Hazreti Hüseyinin doğmasından evvel nazil olmuştur. İmam Ali ise Hazreti Fatımayı hicretin ikinci senesinde Medinei Münevverede tezevvüc etmiş, zifaf lan Bedir gazvesinden sonraya müsadif bulunmuştur.
Binaenaleyh bu âyeti kerimedeki Kurbadan murat, îbni Abbas Hazretlerinin  yukarıdaki  beyanatından ibarettir.

Vakıa bu bapta bir hadis rivayet olunmuştur. Şöyle ki: Bu âyeti celîle nazil olunca: «Yaresulâllah!. Kendilerine meveddet edilmesi istenilen Kurbadan murat kimlerdir» diye sorulmuş, Resuli Ekrem Hazretleri de: «Onlar Ali ile Fatıma ve oğullarıdır» diye cevap vermiştir. Fakat ehli sünnetten ve şiadan birçok müfessirlerin, musanniflerin rivayet ettikleri bu hadis, ilmi ha¬dise vukufları olan zatların ittifakiyle uydurmadır.» [Minhacüssünne, cilt 2. sahife: 250.].

* Bu âyeti kerimedeki Kurbadan murat, «salih amel ile Hak Taalâya tekarrup» dan ibaret olduğu da tefsirlerde mukayyettir,(  العلم عندالله)
Hasılı: Kurba tâbiriv daha şümullü bir kelimedir. Şüphe yok ki Resuli Ekrem Efendimizin mübarek ehli beyti de bunun dairei şümuluna evlâ bittarik dahildir. Binaenaleyh biz, gerek bu muhterem ehli beytin ve gerek Resuli Ekreme ittiba' etmiş olan sair kariplerinin haklarında hürmet ve mevveddeti, tazim ve tevkîri en mühim "bir vecibe biliriz. رضوان الله تعالي عليهم اجمعين)

* îmami Rabbani diyor ki: «Muhalifler, ifratı muhabbetten dolayı İmam Aliye muhabbetin tahakkuku için hulefayi selâseden ve başkalarından teberri edilmesini şart kılmışlardır. İnsaf edilmeli. Nebiyyizîşan Efendimizin naiplerinden, makamına kaim olan zatlardan teberri etmek, hayrülbeşerin ashabına seb ve ta'n eylemek şartiyle hasıl olacak bir muhabbetin mânası ne olabilir? رضوان الله تعالي عليهم اجمعين

«Ehli sünnetin günahı!, ehli beytin muhabbetine bütün as¬habı kiramın tevkînnı zammetmekten, hepsine birlikte tazim eylemekten, aralarında münazaalar, muhalefetler bulunmuş olmakla beraber onlardan hiçbirini kötülükle zikreylememekten başka değildir.»                                                                     

«O ehli sünnet ki ashabı kiramı  sohbeti risalete tazîm, Resulâllahın musahiplerine tekrîm cihetiyle  nefsanî havalardan, beşeri taassuplardan tenzih ederler. عليه وعليهم الصلاة السلام «Maahaza ehli sünnet, muhikka muhik, mübtile de mübtildir. Şu kadar var ki onlardan zuhur etmiş olan bir butlanı, hava ve heves eseri olmaktan tenzih ederler, onu re'y ve içtihada ihalede bulunurlar» [Mektubati İmamı Rabbani, cild: 2. sahüe: 47.]

Velhasıl: Her hususta ifrat ve tefrit mezmum, itidal hali memdühtur.
Nitekim bir hadisi şerifte: خير الامور اوساطها) buyurulmuştur. Bizler, mücerret Resuli Ekrem Efendimize intisaplarından ve dini islâma hizmetlerinden dolayı bütün hanedani nübüvvete, bütün ashabı kirama, bütün eazimi dine hürmet ve muhabbeti bir vazife bilir, hepsini ihtiram ile yad ederiz. Allah Taalâ cümelsinden razı olsun âmîn.