Nebiyyi zîşanımızin muhterem Ehlibeyti ve âl ve evlâdı:

Yayınlanma Nezih İtikadlar

* Resuli Ekrem Efendimizin Ehli beyti, zeyciyet ve nesep : jıetile zatı risaletpenahlarına mensup olan zevatı Aliyedir. Bu cihetle ezvacıtahirât ve Hazreti Fatime ile Hazreti Ali ve Hazreti Hasan   ile   Hazreti   Hüseyin,    Resuli   Ekremin   başlıca Ehlibeytini teşkil etmektedirler. Hattâ Müfessirlerin ekserisine göre: انما يردالله ليذهب عنكم الرجس اهل البيت ويطهركم تطهيرا Ayeti  Kerimesi, Hazreti Ali ile Hazreti Fatıma ve Hazreti Hasan  ile Hazreti Hüseyin hakkında nazil olmuştur. Ezvacı tahirât nazil olduğuna kail olanlar da vardır. Bu ne büyük tezkiyei âhiyye!.

Demek ki Allah Taalâ, bu kudsî hanedanın taharet ve nezahatını, ulviyet ve mümtaziyetini emir ve irade buyurmuş. Artık bu hanedan için de her türlü fazilet ve nezahat, her türlü kemalat insaniyet tecelli etmiş olmaz mı?
Filhakika Ehlibeytin fevkalâde bir nezahata, bir ulvî f itrete mâlik bulunduğunda şüphe yoktur. Onlardan her birinin parlak simasından İslâmiyet âlemine serpilen diyanet ve fazilet, ilim ve hikmet nurları melekleri bile kendi şa'şaasma meclûp edecek mertebelerdedir.                                                     
Beni Haşim ile Beni Muttâlibin İslâm şerefine nail olan azayı kiramı da Ehlibeyti Nebeviden sayılmıştır.                           

*  Âli Nebeviye gelince bunların ilk saffında bulunanları, şüphe yok ki Resulüllahm mübarek Ehlibeytidir. Maamafih bütün mütteki olan müminler de Hazreti Peygamberin Âli sayılmaktadır. Hattâ: اللهم صلي علي محمد وعلي آله محمد  gibi dualardaki âl'dan maksat da bilcümle muttaki olan müminlerdir, denil¬mektedir.

* Evlâdı Nebeviye .gelince bunlar, Resuli Ekremin hayatında ahirete irtihal eden ve sinni ricale ermiş bulunmayan Abdullah, İbrahim, Kasım adındaki masum mahdumlarile Zeynep, rûkiye ve Ümmi Gülsüm, namında üç muhterem kerimesi, ve bilâhere vefat eden Fatımatüzzehra ile onun evlât ve ahfadıdır.
Resûlu Ekrem efendimizin  mübarek zürriyyeti, kendisine has bir imtiyaz olmak üzere muhterem kerimesi Fatımanın evlât ve ahfadı vasıtasile tevali etmiş, Hazreti Hasan ile Hazreti Hüseyin ve onların kıyamete kadar devam edecek olan mübarek ensali, Nebiyyizişanımızın zürriyyetini teşkil etmekte bulunmuştur.

* Resuli Ekrem Hazretlerinin hanedanı nübüvveti ve ev¬lâdı kiramı hakkında büyük muhabbetleri, teveccühleri vardı. Hattâ birgün üzerindeki mübarek bir'libasın altına Hazreti Ali ile Hazreti Fatımayı ve Hazreti Hasan ile Hazreti Hüseyini ala¬rak: (...انما يردالله ليذهب عنكم الرجس) âyeti kerimesini okumuştur:

ve: اللهم هؤلآء اهل بيت وخاصتي اذهب عنهم الرجس وطهرهم تطهيرا dua buyurmuştur[Müslim ve savaikı muhrika. s. 85.].

Ya'ni: İlâhi! bunlar benim ehli beytimdir. Benim hanedanı¬mın havâssındandır, bunları napâk hallerden, günahlardan beri tut, bunları tam bir taharet ve nezahete mazhar buyur. Bu cihetle bu dört muhterem zata «ehli Hisar denilmiştir.
Artık bunların haklarındaki duayı nebevi müstecap olmazmı?.

* Nebiyyizîşan Efendimiz, Hazreti Fatımaya çok muhabbet ve hürmet gösterirdi. Ahirete irtihalinden sonra ehli beytinden kendisine ilk kavuşan da Hazreti Fatımadır.
Resuli Ekrem Hazretleri, dünyadaki son günlerinden birinde Hazreti Fatımaya hitaben:
«Cibril, Kur'anı bana her sene bir defa arzederdi, bu sene iki defa arzetti, ya'ni: tamamını okudu, bunu başka türlü değil, ecelimin yaklaştığına bir alâmet gibi görüyorum. Bana ehli beytimden ilk kavuşacak, şüphe yok ki sen olacaksın. Artık Allahtan korun, sabret, çünkü ben sana güzel bir öncül bulunmuş olacağım» diye buyurmuştu [Buhari, mûsUm. Savaik. s. 114.].

Filhakika Hazreti Fatıma, irtihali nebeviden altı ay sonra vefat etmiştir. (Radıyallahü anha.)
Fatımatüzzehra Hazretleri, mübarek pederi alışanlarının irtihallerinden çok müteessir olmuştu. Bu teessürünü, şu mer¬siyesi ile de tesbît etmiştir:

ما ذا على من شمّ تربة أحمدا
 أن لايشمّ مدّى الزمان غواليا
صبت عليّ مصائبٌ لو انها
  صبت على الأيام صرن لياليا


Hazreti Fatımanın bu hazin, ulvî hissiyatına şu nâçiz manzumemle tercüman olmak istemiştim:

Koklayan ravzai pür ıtrini sahi rüsülün,
İstemez koklamasın huyunu anberle gulün.

 Kıydı öz canıma bir hâilei rûh güdaz,
Fahri alem, uf akı arşa edince pervaz.

Uğrasaydı şu benim uğradığım derde eğer,
Kapkaranlık geceye dönmüş olurdu günler.

Şimdi tenvir ediyor cenneti Peygamberimiz,
Göremez onu o parlak güneşi gözlerimiz.

Haydi matem ederek derdimi tezyit ediniz,
Ağlayın siz de bulutlar!, beni taklit ediniz.

"Narı hicranla yanıp bitmededir bal-üperim,
Yetiş imdadıma ey validi kudsî küherim!.

Hak bilir ki bana sensiz yaşamak oldu muhal,
Beni de lütfederek ravzai pür feyzine al.

Peygamberi Zîyşan Efendimizin Hazreti Hasan ile Hazareti Hüseyin hakkındaki muhabbet ve iltifatları da pek ziyade idi. Bir hadisi şerifte: الحسن وحسين سيدا شببااهل الجنة= Hasan ile Hüseyin, ehli cennet gençlerinin iki efendisidir) buyurulmuştur [Tirmizi, savaik: s: 82.].

Diğer bir hadisi şerifte de: من احب  الحسن وحسين  فقد احبني ومن ابغضهما فقد ابغضني) buyurulmuştur. Ya'ni: Her kim Hasan ile Hüseyini severse mutlak beni sevmiş olur, ve her kim onlara bugz. ederse muhakkak bana bugz etmiş bulunur [İbni Mace c. 1 sahife: 33.].

Binaenaleyh bütün müslümanlar ve bilhassa bütün ashabı kiram, hanedanı nübüvvete karşı büyük bir hürmet ve muhabbetle mütehassis bulunmuşlardır.    Aralarındaki bazı dünyevî münazaat, bu hürmet ve muhabbete asla mani olmamıştır. Ni¬tekim ileride bu hususa dair daha tafsilât verilecektir.

Velhasıl: Fatımatüzzehra ile iki necli necibinin fezail ve kemalâtı, kudsîlerin bile tasvir edemiyecekleri mertebelerde âlidir. (Rıdvanullahi aleyhim ecmaîn)

* Ezvacı mutahharatin fezail ve mehasinine de nihayet yoktur. Onlar müminlerin valideleridir. Onlara karşı da her türlü hürmet ve muhabbetle mütehassis bulunmak bizim için bir vecîbedir.
Malûm olduğu üzere Resuli Ekremin ilk muhterem refikası Hadicetuülkübra "Hazretleridir. Hazreti Hadice, Nebiyyizîşanımızı tasdik edenlerin birincisi bulunmak şerefini haizdir. Hazreti İbrahimden başka sair evlâdı nebeviyenin muazzez validesidir. Resuli Ekremin uğurundaki fedakârlıkları her türlü sena¬lara lâyıktır. Bir hadisi şerifte: خير نسا ءها مريم وخير نساءها خديجة) buyurulmuştur.

Ya'ni: Dünya kadınlarının en hayırlısı, Hazreti Meryem ile Hazreti Hadicedir [Sahihi Buharı, c: 7. s: 214.].
Cibrîli emin, Allah Taalânın ve kendisinin selâmlarım Re¬suli Ekrem vasıtasiyle Hazreti Hadiceye tebliğ etmiş ve onun için cennette pek kıymetli bir makam bulunduğunu da müjdelemiştir [Sahihi müslim. c: 7. s: '33.].
Hadicetülkübra validemizin fezaili hakkında, daha nice ehadisi şerife vardır. (Radiyallahu anha.)

* Peygamber Efendimizin zevcati mutahharatından biri de Hazreti Aişei Sıddıka validemizdir. Bu muhterem validemiz, Resuli Ekreme çok hizmetlerde bulunmuş, ondan çok ilm-ü irfan ahzetmiş, islâmiyet âlemini neşrettiği di.ıî malûmat ile aydınlatmıştır.
Hazreti Aişenin zekâsı, dirayeti, nezaheti, kudreti ilmiyesi fevkalâde idi, onun nezahetini Kur'anı Mübîn ilân etmektedir. Onun bu nezahetine muhalif bir söz söyleyecek bir müslüman tasavvur olunamaz. Böyle bir söz, Kur'anı Azîmin tezkiyesine, :ütün ehli imanın hüsnü şehadetine münafi bulunacağı cihetle mücasirlerinin islâmiyetle hiç bir alâkası bulunamaz.
Cibrîli emîn, Resuli Ekrem vasıtasiyle selâmlarını Hazreti Aişeye ithaf etmiş, Aişei Sıddıka validemiz de   
وعليه السلام ورحمةالله وبركاته) diye mukabelede bulunmuş ,ve «Yaresulallah, bizim görmediklerimizi sen görüyorsun, demiştir [Aynî. c: 7. s: 239.], Cibrîlin bu iltifatı, Hazreti Aişenin kudsîler nezdindeki ulviyetine bir delildir.

Aişeyi Sıddıka validemiz, Fukahayı sahabenin büyüklerindendir. Ashabı Kiram arasında bir çok Ehadîsi şerife rivayetile temayüz etmiş altı zat vardır ki, bunlardan biri de ümmül'mü’mîn Hazreti Aişedir. Kendisinden (2210) Hadisi şerif rivayet olunmuştur [Aynî. c: L s: 45.]. Dinimizin birçok ahkâmı bu hadislere müstenit bulunmaktadır. Bu bakımdan da hazreti Sıddıka validemizin kadri pek yüksektir. (Radiyallâhûtaalâ anha.)

* Ümmiihati mümininden biri de Hazreti Ömerin muhterem kerimesi Hafsa hazretleridir. Sahabei güzinin fukahasından sayılmaktadır. Kendisinden (60) hadisi şerif rivayet olunmuştur. Başlıca ravisi, büraderi Abdullah ibni Ömerdir. Allah Taalâ
kendilerinden razı olsun.

* Müminlerin muhterem validelerinden biri de Ebû Süfyan hazretlerinin kızı, hazreti Müaviyenin hemşiresi olan Ümmi Habibe hazretleridir. Bu muhterem validemiz, babasından, kardeşinden evvel Şerefi İslama nail olmuş, ilk kocasile beraber Habeşeye hicret etmiş, kocası orada ölmekle kendisi dul kalmıştı. Kendisinin asaletine, diyanetine bir mükâfat olmak üzere tarafı Nebeviden Amrbini Ümeyye Habeşeye gönderilerek Resuli Ekrem namına nikâhı akdedilmişti. Habeş hükümdarı Neccaşi de bir cemile olmak üzere Resuli Ekrem namına mehr olarak bu muhterem validemize dörtyüz dinar vermişti. Hazreti Müaviye ara sıra Hücrei saadete gider, bu mübarek hemşiresini ziyaret ederdi, kendisinden bazı ehadisi şerife rivayet edilmiştir, tabekatı fukahaya dahildir. Allah Taalâ kendilerinden razı olsun.

*  İşte bütün bu muhterem zevat, Resuli Ekrem, (Sallal-alhü aleyhi vesellem) Efendimizin mübarek ehli beytini, hanedani nübüvvetini teşkil eden pek büyük, pek kutsi simalardan bulunmuşlardır. Bunların hepsine muhabbet ve tazimde bulunmak bizim için bir vazifedir.  Allah Taalâ cümlesinden razı olsun ve bizleri şefaatlerine nail buyursun âmîn.