Mülkiyetin sübûtu

Yayınlanma Nimet-i İslam

Mâliki olmadığı, bir mübah şeyi, hakikaten veya takdiren ele geçirmekle, mülk sabit, yâni o şey, ele geçiren kimsenin olur.

Hakikaten ele geçirmek: Ona fiilen el koymaktır.

Takdiren —ki «Hükmen» dahi denir— ele geçirmek: Onu ele geçirmek için, sebepleri hazırlamaktır.

Av için sebepler: Tüfek ve mızrak gibi, âlât ve ağ ve tuzak gibi edevat ve talimli köpek gibi, azılı, yahut talimli doğan gibi, pençeli hayvandır.

«Av tutanındır.» hükmünce, av onu ele geçirenindir. Her kim, bir avı sığındığı yerden çıkarırsa, onu tutmuş olur.

İmkânsızlıktan çıkarmak, onu ayakları ile kaçıp, yahut kanadları ile uçup savuşmaktan alıkoymaktır.

İmkânsızlıktan çıkarmış olmadıkça, onu tutmuş olmakla, kim avlarsa, onun olur.

Avlamak—müstakilen—olduğuna göre, mülkiyet müstakil ve iştirakle olduğuna göre, mülkiyet de müşterek olup, meselâ: İki avcıdan birinin düşürüp, imkânsızlıktan çıkardığı avı, diğeri öldürmek suretinde, o av müstakil olarak, düşürenindir. Onlardan ikisinin birden, tüfek taneleri bir ava isabet eylemek takdirinde, o av onların ikisi arasında yarı yarıya ortak olduğu gibi, muallem köpekleri, onların göndermesiyle, ikisi bir ava isabet etmek takdirinde dahi, o av onların arasında müşterek olur.