Orucu bozup kazayı gerektiren şeyler

Yayınlanma Nimet-i İslam


Her oruç ki, ibadettir (1). Başlamak ile vacip olup, bozulmasına kazâ terettüp eder (2) ki, faite hususunu tedarik etmektir.

Başlanan oruç ramazan orucunun edâsı olmak suretinde, kefareti mucip olan müfsidat, bundan sonra belli olmak üzere, burada yalnız, kazayı mucip olan müfsidat zikrolunur ki, gerek ramazanın edâsına ve çerek kazasına, gerekse sâir oruçlara teallûk etmiş olsun.

Ramazan orucuna tealûk etse de, muftır olup kefareti mucip olmayan şeylerin hükmü budur ki, kendisinde, besleyicilik yahut o mânâda olan sağlayıcılık veya eğlendiricilik veya sevindiricilik olmayan, veyahut olsa da, özre mukarin olarak yahut dikkatsizlikle, sâimin içine veya dimağına isal eylediği şey, ve haceti temin hususunda kemali ihtiva etmeyen şey, muftır, ve kazayı muciptir. Ancak kefareti icap etmez.

1 — Çiğ pirinç yemek (çiğ et yemekte, kefaret lâzım geleceği âtidezikredilmiştir).

2 — Sade un yemek.

3 — Sade yoğrulmuş hamur yemek.

(Ne unu olursa olsun (3), sade olmayıp ta, yağ veyahut bal veya pekmez veya şeker ile, karışık olursa, kefaret dahi lâzım gelir).

4 — Defaten, çok tuz yemek (4).

5 — (Kilermeni) nin gayri olan toprağı itiyat etmeyerek yemek (5).

6 — Çekirdek yemek (6).

7 — Pamuk ve kâğıt gibi, yenmesi mutat olmayan şeyi yutmak.

8 — Ayva gibi, olmadan evvel yenmeyen şeyi, ham ve çiğ olarakve tuzlamayarak yemek.

9 — Henüz lübbü (özü) olmayan taze cevizi yutmak (7).

10 — Kuru cevizi (kuru fındık ve fıstık ve bademi) dış kabuğu ileyutmak (8).

11 — Velev zümrüt olsun, taş veya demir yahut bakır veyahut altınveya gümüş yahut toprak yutmak.

12 — İhtikan yapmak.

13 — Burnuna ilâç çekmek (9).

14 — Boğazına huni ile, birşey akıtmak.

15 — Kulağı içine yağ damlatmak.

16 — Ağzındaki - boyalı ibrişim gibi bir şeyin boyası ile, rengi değişmiş olan - tükrüğünü yutmak.

17 — Boğazına yağmur veya kar kaçıp, onu kendi sun'u ile, yutmamış olmak (10).

18 — Mazmaza veya istinşak suyu, boğazına veya genzine kaçarak,hataen iftar etmiş olmak (11).

19 — Oruçlu, uyurken birisi onun ağzına su akıtmak (12).

20 — İkrah edilerek, iftar etmek (13).

21 — Kadın - ikrah ile - mevtua «Cinsî münasebette bulunmuş» olmak (14).

22 — Kadın uyurken, - vatı - olunmak yahut kadın geceden orucaniyyet etmişken (15), kendisine gündüzleyin, cunûn târi olduktan sonra,- vatı - olunmak (16), ve ondan sonra ifakat bulup, mevtualığmdan haberi olmak (17).

23 — Cariye - velev ki gayrin menkuhası olsun - hizmetinden hastalanmaktan korkarak (18), iftar etmek (19).

24 — Dişleri arasındaki, nohut tanesi kadar kalan şeyi yemek.

25 — Ağız dolusu kusmak.

26 — O kadarca gelen veya getirilen kusuntuyu mideye iâde etmek.

27 — Kendi sun'u ile, içine veya genzine duman ithal etmek (20).

28 — Fecir tulû etmişken, onan tulûunda şek ederek sahur yemek,yahut cinsî münasebette bulunmak (21).

29 — Güneş bâki olduğu halde, gurup etti zanniyle iftar etmek (22).

30 — Tafhiz (uyluğa sürüştürmek), yahut tabtin (karına sürüştürmek), veya lems (aza ve cevarih ile dokunmak) veya takbil (öpmek) ileyahut (münasebetsiz olarak) el ile inzâl olunmak (23).

31 — Unutarak yiyip içtikten sonra, amden yeme ve içmede bulunmak (24).

32 — Unutarak cinsî münasebetten sonra amden yiyip içmek veyine münasebette bulunmak.

33 — Ramazan orucuna niyyet etmeyerek, orucu yemek (25).

34 — Ramazan orucuna geceden niyyet etmemiş ise de, gündüzünniyyet vakti dahilinde niyyeti ifadan sonra, orucu bozmak (26).

35 — Ramazan orucunu niyyetlendikten sonra, gündüzleyin bozup,sonra hastalık yahut âdet veya lohusalık gibi, şer'î bir özür âriz olmak.

36 — Ramazanda gündüzleyin, misafir saim iken (27), ikamete salihbir yerde ikameti niyyet edip sonra, iftar eylemek (28).

37 — Saim, mukim iken, sefere karar verip, yemek veya cimâda bulunmak (29).

38 — Ne oruca ve ne fıtıra niyyet etmeyerek, ramazan gününü tamamen imsak etmek (30).

39 — Ramazan orucundan gayri bir orucu, ifsat etmek (31).

40 — İhtikan mahalline, parmakla, veya başka bir vasıta ile, su yahut yağ isal ve hattâ, bez veya pamuk ithal etmek.

41 — Kadın kısmı, tenasül mevzii dahiline, bir şey damlatmak, hattâ yaş parmağı ile yaşlık iletmek veya bez tıkayıp tagyip etmek.

42 — Caife tâbir olunan karındaki derin yaraya, ümmü rese vüsûlücihetiyle ammet tâbir edilen baş yarığına ilâç salmak (32).

Mezkûr suretlerde, ve bir de ramazan hilâlini yalnızca, rüyet etmiş olan kimse, hâkim nezdinde kavli red olunduğuna binaen, oruç yemiş olmak suretinde, yalnız kaza lâzım gelip, kefaret lâzım gelmediği gibi, köy ahalisi dahi, ramazanın otuzuncu günü, başka bir şey için çalınan davul sesiyle, bayram olmuş diye, iftar etseler, kefaret lâzım gelmez (33).

Kefaretin gerekmediği, her ifsat masiyet maksadiyle, birbirini müteakip vâki olmamak kaydiyle mukayyet olup, eğer tekerrür ederse, zecren, kefaret lâzım gelir.

Ramazanda orucu fasit olan (34) kimseye ve fecrin tulûundan sonra temizlenen âdetliye ve lohusaya (35) ve ikamet eden misafire ve sıhhat bulan marize (36) ve ifakat bulan deliye ve bülûğa eren çocuğa ve ihtida edene, o günün geri kalanını, vaktin hakkını kazaya, teşebbühen imsak etmek - alessahih - vacip ve - âlâ kavlin - müstahap olup (37), iki sonrakilerden mâdâsına, kaza dahi lâzım gelir. (38).

------------------

(1) Bu kayıt, şeriatın nehy ettiği oruçtan sakınmak içindir ki, menhi olan günlerin orucu, başlamak ile vacip olmaz.

(2) Üzerinde, kazâ yani, oruç borcu var zanniyle, kazaya niyyet ederek, orucabaşlamış olan kimse, borcu olmadığı anlaşılmakla, başladığı orucu bozabilir. Ve hiçbir şey lâzım gelmez.

(3) Yâni gerek buğday veya arpa ve gerek darı ve mısır ve çavdar veya pirinç unu olsun. Lâkin leblebi unu sade dahi olsa, onun yenmesinde, kefaret lâzım gelir.

(4) Eğer, birkaç defada yerse, ilk defa az miktarda yenilen ile, oruç bozularak, kazâ ve kefaret lâzım gelir.

(5) Çünkü, gıda olmadığı gibi, deva dahi değildir. Yemeyi, itiyat etmiş olsunolmasın, kilermeni yemiş ise, kefaret lâzım gelir. Çünkü, kilermeni, deva olmaküzere, yenilir. Aş yeren kadınların, kil yahut kül veya kömür yemelerine dahi, kefaret lâzım geleceği, itiyat kaydından anlaşılır.

(6) Maksut, kiraz ve zeytin çekirdeği gibi, ekli mutat olmayan çekirdektir.Kaysı ve şeftali çekirdeği gibi, gıda ve tedavi için, yenilmesi mutat olanına,kefaret dahi lâzım gelir.

(7) Çağla bademinin, öz peyda etmiş olanını yutmağa kefaret lâzım gelir. Çünkü, onu kabuğu ile yemek mutattır. Lübbü yok ise, tazesi ve kurusu müsavi olmaküzere, yalnız kazâ lâzım gelir.

(8) Cevizi kabuğu ile beraber çiğnemek ve çiğnentiyi yutmak suretinde kefaret lüzumunda, ihtilâf olunup, fukaha meşayihinin ifadelerinden anlaşılan: Eğer saimin boğazına, önce kabuk vâsıl olmuş ise, kefaret lâzım gelmemek ve öz, evvelvâsıl olmuş ise, kefaret lâzım olmaktır.

(9) Hüküm ilâca mahsus olmayıp, su dahi istinşak olunarak, genize vâsıl olursa, oruç bozulur. On sekizinciye bakınız. Enfiye çekenlerin, onu çekmeleri tütün içmek gibi, kefareti mucip olan kâmil iftardır.

(10) Eğer kendi sun'u ile yutmuş ise, kefaret lazım gelir. Savını müfsit olmayanların, on beşincisi hamişindeki meseleye bakınız.

(11) Hadîste merfu olan, hatanın uhrevî hükmüdür. Hissen mutahakkak olan,sureti ve bir de dünyevî hükmü değildir.

(12) Uyuyanın uyku sırasında su içmesi gibi muftır, onun içine vâsıl olmuştur.Uyuyan, unutan hükmünde olamaz ki, iftar etmemiş olsun. Çünkü, besmeleyi unutanın zebihası yenir. Zira ki, şâri' onu zâkir menzilesine tenzil etmiştir. Mecnununve naimin zebihaları ekli olunmaz. Mademki, bazı ahkâmca aralarında, böylece farkvardır. Birinin hükmü, delîl olmadıkça, diğeri üzerine câri olamaz. Delîl ise, mevcutdeğildir.

(13) Velev ki, ikrah zevcesi tarafından vuku bulmuş olsun. Tenasül uzvunun intişarı, uyuyanda dahi, tahakkuk ettiğinden, mutavaate delîl olamaz. Bu temsil, ikrahın kâmil ve noksan kısımlarının, bu hususta müsavi oldugrunu göstermektedir. İkrahharamı, mübah kılamaz ise de, şüphe İrasına mebni, kefareti defeder.

(14) Hani kadıncağızın orucu - cebren vatı suretiyle - bozulmak. Duhulden sonra mutaveatı olsa da, o mutaveat, savmının ifsadından sonra olduğundan, kefaretimucip olamaz.

(15) Bu kayıt ile takyit, şunun içindir ki, eğer geceden oruca niyyet etmeyerek, gündüzün mecnun olsa, kefaret lâzım gelmemek, evlâdır.

(16) Zikrolunan iki surette, kadının ramazan savmına cinayeti olmadığından,kefaret lâzım değildir.

(17) (Vatı olunmaktan) sonrası mülteka şerhinden alınmıştır.

(18) Mücerret tevehhüme itibar olunmadığından, zannın galebesi mertebesineyükselmiş olan, korku maksuttur.

(19) Görülüyor ki, bu mesele efendisinin kahrı altında, mâzûr olan cariye hakkındadır. Nitekim, kefarete, ve onu zimmetten iskat edici şeye dair olan, fasıldadahi mezkûrdur. Rençber ve hammal gibi, nefes tüketen, ahara meselenin hükmü,şâmil değildir. Lâkin, .Kuhistânîden naklen denmiştir ki, Hür olan hizmetçi yahutköle veyahut ağır işlerde çalıştırılan kimse, hararetin şiddetinden, helâktan korkmak suretinde, yemek pişirmekten veya çamaşır yıkamaktan, takatsiz kalan kadınveya cariye gibi orucu bozabilir.

(20) Kendi sun'u olmayarak dahil olan duman, müfsit olmadığı gibi, müfsitolan ithale, kefaretin lâzım olmaması dahi, ithal olunan duman, ud ve anber veiçilen tütün dumanı gibi, nefi tedavi veya zevklenmek ve eğlenmek için, istimal olunmuş olmamak kaydiyle mukayyettir.

(21) Bunda şüpheye mebni, kefaret lâzım gelmez. Zira şüphe kefareti defeder.Çünkü, o kimse işi, asla bina etmiş olmakla, cinayeti kâmil olmamıştır. Asıl ise, gecenin bekasıdır. Şu kadar ki, - şek halinde - tesebbüt ve ihtiyatı terk etmemek gerek iken, terk etmiş olmak vebalinde bulunmuş olur. Oruç yemek günahını kazanmış olmak. Eğer, fecrin tulûu tebeyyün etmediyse, kazâ dahi lâzım gelmez.

(22) Bu bapta asıl, neharın bekası olduğundan, şek kâfi değil, zan lâzımdır.Kefaretin lüzumsuzluğu, kefareti defeden, şüpheye mebnidir. Dürrü Muhtarda der ki,nitekim, iki kişi guruba ve iki kişi ademi guruba şehadet edip, isbatın şehadetineitimaden iftar eyleyen kimse ademi gurubun tebeyyünü suretinde, yalnız kazâ eder.Bu hal, eğer fecrin tulûu hakkında vaki olsa, hem kazâ ve hem kefaret eyler. Çünkü, delil isbat için olup, nefiy için olmadığına mebni, nefiy şehadeti isbatşehadetine muarız olamaz iken, o kimse, nefiy şehadetine itimat ile, teaddide bulunmuş olur.

(23) Bunlarda cinayet kasır olmakla, kazâ lâzım gelir. Kefaret lâzım gelmez.Zevcesini öpmekle, menî inzalinde bulunan saimin, orucu bozulur. Yalnız öpmekleoruç bozulmaz olduğu gibi, takbil edip te, ya kendisinden veya zevcesinden mezizuhur etmekle dahi, oruç bozulmaz. Bundan evvelki babın beş ve altı numaralarınabakınız.

(24) Çünkü, unutarak yemesiyle orucu kıyasen bozulmuş olduğuna göre, şer'îşüphe kaim olup, kıyasa muhalif olarak varit olan: «Kim oruçlu iken unutarak birşey yer veya içerse orucunu temamlasın.» hadîsi şerifine ki, - haberi vahiddir. Kendininilmi olsa dahi, şüphe müntefî olmamakla, kefaret lâzım gelmez itmam ile emri mütezammin olan, bu haber, mûcibi-amel olmakla, kazâ lâzım gelir. Diğer rivayette,kefaret dahi lâzım olur.

(25) Bunda, ramazan orucunu bozmak cinayeti olmadığı için, - itiyat olunmamak şartiyle - kefaret lâzım gelmez. «Mukim bir kimse, ramazanı şerifte, savmaniyyet etmeden sabaha dahil olup ondan sonra, ekl ve şurb eylese, kendisine kefaretlâzım olur mu?» El-cevap: Olmaz.

(26) Bu surette dahi kefaretin lâzım gelmemesi, geceden niyyet olunmadıkça,ramazan orucunun, - şafii indinde - ademi sıhhati sebebiyle, o kimsenin, velev birmüçtehit kavlince olsun, gayri saim olarak iftar etmiş olmasındandır ki, siyamınyokluğu şüphesi, vardır.

(27) Yâni geceden niyyet etmiş ve niyyetin! bozmamış iken, niyyet etmemiş olmak suretinde, kefaretin lüzum olmaması evleviyyettendir.

(28) Görülüyor ki, ikamet niyyeti, yemekten evveldir. Ekl edip te sonra ikameti niyyet eylemek takdirinde, kefareti lüzumsuzluğu, evleviyyettedir.

(29) Zikrolunan iki surette, orucu bozmak helâl değil ise de, sefer şüphesinemebni, kefaret sakıttır. İkinci surette, kefaretin sukutu, seferin tahakkuku halinehâs olup, şayet vatanı umranından infisal etmeden yer veyahut vatan umranındanayrılıp, yola çıktıktan sonra, unuttuğu bir şeyi almak için, vatana rücû ederek, orada yer ise, bunlardan birinci surette, sefer daha tahukkuk etmemiş olduğundanve ikinci surette vatana rücu ile, sefer geri kalmış olmasından, kefaret lâzımgelir.

(30) Sıhhatin şartı olan niyyet mefkut olmakla, meşrut dahi mefkut olmuşturki, o gün oruç tutmamış demektir. Kazâ lazım gelir. Kefaret lâzım değildir. Çünkü,kefaret ancak, saim olup ta, iftar eden şahıs hakkındadır. Bunda ise, savm tahakkuk etmemiştir. Günü tamamen imsâk etmemiş olmak suretinde, kazanın lüzumuzahirdir.

(31) Başlamak ile lâzım olan, nafile oruçlardan ise, kazâ olunur.

(32) Devâ, gerek yaş, gerek kuru olsun ve dahile yahut dimağa, gerek varmış,gerek varmamış bulunsun, Mültekada ve Dürrü Muhtarda, fesat, vüsul ile mukayyettir. Mecmeul-enhurde mezkûr olduğuna göre, bununla Savmın fesadı - indel-imam -olup, imameyn indinde, o kimse iftar etmiş sayılmaz.

(33) Bu meseleyi, müellif avariz faslında zikretmişti. Muhaşşi burada göstermiştir.

(34) Velev ki, sonradan zail olmuş bir özre mebni ola.

(35) Amma, âdetin ve lohusalığın tahakkuku halinde, imsak etmek haramdır.Çünkü, o halde olanların, oruç tutmaları haram olmakla, harama teşebbüs dahiharam olur.

(36) Fiilen misafir olana ve hasta bulunana, imsâk lâzım değildir. Çünkü,harec ve meşakkate mebni, olanlara iftar ruhsatı verilmişken, teşebbühu lâzım kılmakta, mevzu nakz etmek olur. Şu kadar ki, onlar dahi aşikâr yemeyip, sırrenyerler.

(37) Gündüzün geri kalanını imsak, evvelce ifade olunduğu üzere, muftirat levâzımının cümlesinden olup, yine o cümleden bulunan, fidye avarızı mübihe faslındazikrolunmuştur.

(38) Amma o anda, bâliğ olan sabi ile, yine o anda ihtida eden gayri müslime,henüz hitap müteveccih olmamakla, onlar o günü, kazâ etmezler.