Farz olmayan gusül

Yayınlanma Nimet-i İslam


Bilâ mûcip, şu dört şey için gusül etmek sünnettir:

(Guslü icap eden hallerde, gusül etmek farzdır).

1 — Cuma namazı için (1).

2 — Bayram namazları için.

3 — Hac ve umre için (ihrama girerken).

(Bu igtisal, tathir değil tanzif için olmakla, kadınlar hayız ve nifâs hallerinin devamında dahi bu guslü yapabilirler. Su bulunmaz ise, bu sebeple teyemmümün yeri yoktur).

4— Hacıya göre, arefe günü zevâl vaktinden sonra, Arafatta.

Şunlar için, gusül etmek mendup ve müstahaptır.

1— Tâhir olduğu halde ihtidâ eden (Müslüman olan).

Cünüplüğün akabinde, demi hayizin ve demi nifâsın kesilmesini müteakip, müslim olana, gusül etmek farzdır. Zira, mûcibi var demektir. İstihap, bunlardan âzâdelik halindeki, ihtidâya aittir.

2— Sinni bülûğa eren.

Sinnen bülûğ, kız ve oğlan, inzal, hayiz, gebelik gibi, bülûğ eseri vukua gelmeden, on beşer yaşlarına ulaşmış olmaktır ki, mukabiline (fiilen bülûğ) demek lâzım. Fiilen bülûğa erene, gusül farz olarak terettüp eder.

3— Cünûndan, baygınlıktan, sarhoşluktan ayılan.

Bu ahval, nevâkızdan olmakla, abdesti mucip ise de, guslü mûcip değildir

Bu hallerde gusül, ifâkat nimetine şükren demektir. Eğer ifâkat bulduktan sonra, kendilerinde (meni) sandıkları bir yaşlık bulurlarsa, gusül etmek, onlara farz olur.

4 — Hacamat olan.

5 — Ölü yıkayan.

6 — Şaban ayının on beşi olan Berat gecesine eren geceyi ihya için.

7 — Kadir gecesine eren (geceyi ihya için).

8 — Medinei münevereye giren (tazimen).

9 — Kurban bayramı sabahı, Müzdelife vakfesinde bulunan.

10 — Ziyaret tavafı için, Minâdan Mekkei mükerremeye gelen.

11 — Husûf ve Küsûf namazı kılan.

12 — Yağmur duâsına çıkan.

13 — Zülmet, fırtına, zelzele gibi, havf ve dehşete binaen namaz ve niyazda bulunacak olan.

14 — Yoldan gelen.

15 — Günahtan tövbe eden.

16— Müstahâza iken kanı dinen.

(Müstehâza, gelen kanı hayiz kanı olmadığı halde kendisini hayizli sanandır). (Ahvali nisâya bakınız).

17— Cemreleri atmış olan.

(Kitabı hacca bak).

Merhum müellif bu makamda sözünü (Tenbihi azîm) unvaniyle tasdir ederek diyor ki, zâhirî temizliğin tam faydası, ancak, iç temizliği iledir ki, o da ihlâs üzere olmak ve gıllu-gışten, kinden, kıskanmadan uzaklaşmak ve içini temizlemek ve iki cihana dair mâ siva-llahtan kalbini tathir eylemek ile olur. Bu halde, insan Hak celle ve âlâya, bir şey zımnında değil, (zâtına ve imtisali emrine) mebni, kendisine arzı-iftikar ile ibâdet edip, Mennanı müteal dahi, ona (meyl ve rahmet) ederek, muztar olduğu hâcâtını kaza ile, in'am ve ifdal üzere olmakla, artık sen, ancak Elmâlik, Elehad, Elferd olan ulu Allaha bende olursun ki, seni, ondan başka, hiç bir şey, esaret ve memlûkiyyet altına alamaz. Ve hevâ vü heves, hidmeti Mevlâdan seni alıkoyamaz. Cenab-ı Hakka ihlâs üzere olup, onun emri ve rızası veçhile hareket eyleyen, her nerede olursa olsun, Allahın yardımına mazhar olur.

Ve bilmediğini öğrenir.

«Allahtan korkunuz. Allah size öğretir, Allah her şeyi bilir.» (Bakara: 282)

------------------

(1) Cuma günü, hadîs-i şerif hükmüne göre, seyyidül-eyyamdır. Müellifin ifadesine göre, namaz, vakitten efdal olmakla, guslün cuma namazı için olması müreccahtır. Perşembe günü veya Cuma gecesi yıkanmak ile de, sünnet hâsıl olur. Cuma günü, iğtisalin vücubu hakkındaki ehâdise tevfikan, (Ulemâ) sünneti müekkedeye haml etmişlerdir. Babı cumada, zikrolunan ehâdisi istihbâbiyyeden, tıraş, olmak, tırnak kesmek gibi güzelleşmenin dahi Cuma gününde olmasının sevimliliği anlaşılmaktadır.